Yeni takıntımız: Monopoly Junior


Ada'nın kutu oyunlarıyla arası her zaman iyi oldu. Orchard en sevdiğimiz markadır, bilenler bilir. Puzzle ve diğer tüm masa başı oyunları Ada için hep heyecan verici oldu. Biraz yaşı büyüyüp reklamlı çocuk kanallarını izlemeye başladığı anda da Ada bir reklamda Monopoly Junior'u keşfetti. Tutturdu da tutturdu ve sonunda babasına aldırmayı başardı. Ve ne mi oldu? Her akşam, istisnasız her akşam en az 3 tur olmak üzere ailece Monopoly Junior oynuyoruz. Yaklaşık 1,5 aydır, hiç aralıksız, her "ahval ve şeraitte" oynadığımıza göre bu artık bir aile geleneğimiz diyebilirim.

Her akşam yemek bitiyor, anne-baba kahvesini içiyor ve hoop monopoly junior... Ada her akşam "ben araba olacağım" diyor. Sanki hiç başka bir ikonu seçmiş gibi... Ben köpek, babası gemi... Ve öyle bir tutkuyla oynuyor ki Ada, yenilmeye tahammülü yok. Hatta favorisi olan şans kartları (mesela "bugün doğum günün, bankadan 2 TL al") illa kendisine çıksın istiyor, hatta bolca şans kartı çeksin istiyor. Henüz okuma-yazma bilmiyor ama her şans kartını aynı yazılı olduğu şekilde yüksek sesle "okuyor", bizi her seferinde gülümsetiyor. "Çok şeker yedin, bankaya 2 TL öde". Hatta işi ilerletti, en pahalı semtleri satın alıp yüksek kira geliri elde etme taktiğini bile biliyor. Tarabya ve Yeniköy'ü yan yana alıp bütün paramıza göz dikiyor. Geleceğine iyi bir yatırım mı, emin olamıyorum. 
Şimdi bir kısa haftasonu tatili var önümüzde. Dün akşam tatilde monopoly oynayamayacağını fark edip "Aklıma bir fikir geldi. Yanımıza alalım, akşam otelde oynarız" deyiverdi. Bakalım, valize koymayı başaracak mı?   

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder