Noel baba ne getirsin?

Çocukluğunu iyi hatırlayanlardanım ben. Çocukluğumun en güzel anılarında yılbaşı kutlamaları da yer alır. Hediyelerin heyecanı bir yana, kocaman bir masanın etrafına toplanan akrabalar, harika yemekler... Yalnız yaşamaya başladığımda bir makarna bile pişirmeyişim bundandır belki, ben yemeğin kalabalıkla yeneceğini bilenlerdenim. Yemek bir ritüeldir. Birlikte oturulur bir sofraya, birlikte yenir, birlikte kalkılır. Özel günlerde bu daha da değerlenir tabii. Masa ne kadar büyürse keyfi de o kadar büyür. Böylesine alışmış birine yalnız yemek yemeyi sevdirmek mümkün mü?
Çocukluğumun en güzel anılarından bir diğeri de batıl inançlarımdı benim. Diş perisinin dişime karşılık para verdiğine, noel babanın en çok istediğim oyuncağı bildiğine inanmak tarifsiz bir mutluluktu. Şimdi aynısını Ada'ya yapıyorum ben de. Pedagoglar buna ne der, çocukları masal kahramanlarının gerçekliğine inandırmanın onlara bir zararı olur mu gibi konulara hiç girmiyorum. Ben öyle mutluydum ki, aynı mutluluğu o da yaşasın istiyorum. 
Ada'ya bu yıl Noel Baba gitar getirecek. Akşamları yatakta söylüyoruz yüksek sesle. Noel Baba da bizi duyacak elbet. 1 Ocak sabahı ağacımızın altına bırakacak gitarımızı. Ve o sabah yataktan kalkıp hediyemizin gelip gelmediğini kontrole giderken tarifsiz bir heyecan ve mutluluk yaşayacağız. Belki de anneden iki damla mutluluk gözyaşı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder