Kim daha heyecanlı?

Ada okula başlıyor. Geçen yıl okulun bir ihtiyaç haline geldiğini fark etmekle birlikte, evde ablasıyla da keyfinin yerinde olduğunu düşünmüş, evine oyuncaklarına doysun diyerek bir okula vermemiştik. Geçtiğimiz Haziran ayında ise okulunu belirledik Ada'nın. Evimize yakın ama yürüme mesafesinde olmayan bir okul: Mutlu Adımlar. Servisle gidip gelecek. İlk kez okullu olacağı için şimdilik yarım gün. Sabah 8.00 - 9.00 gibi okulda olacak, kahvaltısını edecek. Öğlen saat 13.00 gibi de okuldan çıkıp eve gelecek. Öğle yemeği de okulda. 
Bugün okulda anne babalarla tanışma toplantısı vardı. Öğretmenlerini, sınıflarını tanıdık. Ada "Damlalar" sınıfında olacakmış. Aman o nasıl bir sınıf... Tavandan kartondan yapılmış bulutlar sarkıyor. Bulutların ucunda damlalar... Duvarlarda resimler, mini minnacık koltuklar, bol bol oyuncaklar... Öğretmenleri aşağıya inelim demese, ben sınıfta mutluyum. Sonra toplantı başlıyor.


Öğretmenleri kendilerini tanıtıyor, bütün yılın programını anlatıyor. Bayılıyorum. Anlattıkları şeyin yarısını gerçekleştirseler bir çocuk için muhteşem zaten. 
Ama en önemlisi ben çok heyecanlıyım. Kalbim küt küt. Önceki yıllarda çekilen çocuk fotoğraflarını görmek bile boğazımı düğümlüyor. Duygulanıyorum. Oğlumun okullu olması tarifsiz bir duygu. Büyüdüğünün ama en önemlisi muazzam bir dönümü yaşadığımızın göstergesi. 
Önümüzdeki upuzun yolu düşünüyorum. 17 Eylül Pazartesi sabahı okula başlıyoruz. Onlarca yıl sürecek büyük serüvenin ilk günü... Evet, anne baba olarak büyük bir yük omuzlarımıza. Maddi ve manevi hep yanında, arkasında olmalıyız. Ne zaman isterse de uzak kalabilmeyi bilmeliyiz. 
Benim artık tek dileğim, Ada'nın mutlu bir çocuk olması... Okullardaki "sahte" başarılarla işimiz yok bizim. Onun gerçek mutluluğu için ne gerekiyorsa yaparız. Bu durumda, Ada'yı mutlu edecek şeyleri Ada'nın ve anne babası olarak bizim doğru tespit edebilmek için güçlü bir önsezi sahibi olmamızı diliyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder