İlk çocuk hastalığımız: Coxackie

Teknedeki tatilimizi yazmak için sabırsızlanırken, şu anda bir hastalıktan söz ediyor olduğum gerçeğiyle yüzleşmiş bulunuyorum. Çünkü Ada, teknede birlikte tatil yaptığımız tüm çocuklar gibi hastalandı. Neyse ki tatilimiz sırasında başlayan kırıklıklar çok büyümedi. Ada hariç diğer çocuklarda kötü bir döküntü de olmadı. Zaten Ada'nın döküntüleri bu kadar fazla olmasa muhtemelen doktora da gitmez, "tatilde yorduk çocukları" der geçerdik.
Belki bu da iyi tarafıdır ki teknedeki keyfimizi kaçıracak bir sonuç değil bu. Teknede olduğumuz için hasta olmadı hiçbiri. Bir virüsü birbirlerine geçirmek suretiyle ilk çocuk hastalıklarını yaşadılar.
Neymiş bu coxackie peki? Türkçe'de "el, ayak ve ağız hastalığı" olarak geçiyormuş. Ellerde, ayaklarda kırmızı döküntü, ağızda aft ve hafif ateşle kendini gösteriyor. Pek çok zaman anneler fark etmeden, hafif bir kırıklıkla yok olup gidiyormuş. Uzaktan bakıldığında biraz suçiçeğinin döküntülerini andırıyor. Ada'nın döküntüleri bacaklarını ve kollarını kapladığından durum biraz daha farklı oldu tabii. Bu kadar döküntüsü olmasa iki günde iyileşmiş olacaktı ama döküntülerin tedavisi biraz sıkıntılı. Çünkü o benekler kaşınıyor ama dokunursa acıyor. Ellerse yaraya dönüşmesi muhtemel, dolayısıyla sürekli "elleme yavrum" diyerek canını sıkıyoruz çocuğun. Kremler, ağızdan alınan bir antihistaminik şurup ve kapanan iştahı için de bir vitamin takviyesi ile yolumuza devam ediyoruz. Doktorumuza göre 4-5 günde tamamen iyileşmiş olur. İyileştiğinin işareti de bütün döküntülerin uçlarının kuruması... Son 6-7 benek kaldı kurumayan, cumaya kadar onların da kuruyacağını umuyoruz. Bu arada eskileri yara da yapmazsak atlatmış olacağız. 
Tatil mi? Onu da ballandıra ballandıra mutlaka yazacağım. Ama bir tüyo vereyim: Muh-te-şem!

1 yorum:

  1. Bugün öğrendim ki ekibin en küçük üyesinin ağzında varmış kızarıklıklar. Yavrucak yemek yemekte zorlandığından üzüyor herkesi. Umarım o da çabucak iyileşecek de o güler yüzüyle sahalara dönecek.

    YanıtlaSil