Tiyatrodan ne bekliyoruz?

Ada gişeden biletini alıyor.
İtiraf ediyorum, babamız da ben de klasik tiyatrodan pek haz etmiyoruz. Elbette son dönemde gördüğümüz güzel örnekleri, özellikle de DOT'un harika performansını bunun dışında bırakıyorum. Sözüm "imkanlarımız bu kadar, artık idare edin kostümü, ışığı, dekorasyonu" anlayışına... Ancak çocuk tiyatrosu için böyle kriterlerimiz elbette henüz yok. Ada'nın yaşı çok küçük olduğundan henüz dekordu, ışıktı çok bir beklentimiz yok, Ada sade görsellikten de etkileniyor. Benim kriterim ise daha çok oyunun içerdiği mesajın doğruluğunda. Diyaloglarda hayvanlara, kadına, doğaya bakışta bir sorun olmamasını, dinsel ve siyasi bir öğe içermemesini bekliyorum sadece. Bu kriterleri yakalayan oyunları ise zevkle izliyoruz.
Çünkü böylece Ada grup halinde bir yerde olmayı, bir etkinliğin zamanını beklemeyi, sessiz şekilde bir performans izlemeyi, alkışlamayı vb öğreniyor.  Sonra oyundan önce ve sonra oyun üzerine uzun uzun sohbet ediyoruz. Hayal dünyası, oyundan sonra hatırladıkları bana büyük ışık tutuyor. Her seferinde Ada'yı daha iyi tanıdığımı düşünüyorum.

İşte size iki oyun önerisi: Biri Büyükçekmece AKM'de sahnelenen "Balıkçı ve Pisiler"; diğeri Müjdat Gezen Tiyatrosu'ndan "Biz Kocaman Bir Aileyiz" adlı kukla gösterisi. İyi seyirler!

2 yorum:

  1. Hayatımda gitmediğim kadar çok tiyatroya gidiyorum :)) itiraf etmeliyim ki beğenerek izliyorum ben de. Sinbad favorim :)))

    YanıtlaSil
  2. Biz henüz Sinbad izlememiştik; bu da bizim için iyi bir öneri oldu. :-)

    YanıtlaSil