Yeni yılı karşılarken...

İnsanın kendine körlüğü ne fena şey. Körlük, kendini yeterince tanımamak  değil ama. Çünkü kendini tanımıyorsa zaten bir derdi yok demektir. Körlük ise günlük hay huy, hayata dair kovalanması gereken işler, günün geceye, gecenin sabaha dönmesiyle değişen ruh halleri ve en önemlisi de "o gün" için çekilen ipler yüzünden aslında olduğun kişi olamamak gibi bir şey. İncelikler yapamamak, sevdiklerine uzun zamandır onların senin için ne kadar önemli olduğunu söyleyememek ya da gösterememek, güzel bir akşam yemeği hazırlayamamak ve bir masa etrafına sevdiklerini toplayamamak, çocuğunla telefonun engel olmadığı oyunlar oynayamamak.... Ve bunları yapamadığını görememek, körleşmek. 
Bir durmak gerek bazen. Öylece durmak... Bedenen durmak değil bu. Gereklilikleri bir süreliğine kenara atmak, kendine bir dönüp bakmak. Ama gerçekten bakmak. Neredeyim ben? Ne yapıyorum? Ne için bu koşturmaca? Bu kadar hıza gerek var mı? Kimi yanımda istiyorum? Kimi yanımda istemiyorum? Nerede olmak istiyorum?.. 
Tabii kolay değil. Bir kere durunca sorularınızın yanıtlarına göre yeni adımlar atılmalı. Yoksa bilmek, fark etmek beladır; daha büyük dert açar başınıza. Dolayısıyla ne zaman bakacaksınız kendinize? "Ertesi gün tatil olsun bari" diyenleri duyar gibiyim. 
İşte bu nedenledir ki bütün "önemli günler"i önemserim. Doğum günlerini, yılbaşını, bayramları, tatilleri... Hepsi aslında insan olma süreçlerimiz için biçilmiş kaftanlardır. Kendimize bir bakmak, yeni kararlar almak, yeni adımlar atmak için açılabilecek birer kapıdırlar. "Yeni yılda İspanyolca kursuna gideceğim", "yeni yılda diyete başlayacağım", "doğum günümden sonra sigarayı bırakacağım", "bayramda evimde oturup dinleneceğim"... Hepsi körlüğümüze ara vermemiz için birer geçerli bahane işte. Yoksa bu hızda dönen dünyamızda ne zaman gerçekten önemli kararlar verebilmek için kendimize kulak verebileceğiz... 
İşte hepimiz için harika bir fırsat var karşımızda. Yakında... 2011 biterken, üstünüzden çıkarmanız gereken her şeyi çıkarıp atın bakalım. Şöyle bir kendinize bakın, ama dört gözle. "Neredeyim", "nereye gideceğim" sorularını 31 Aralık gecesi için değil, kalan hayatınızın ilk günü için sorun. Yanıtları da cesaretle verin ama...
Herkesin neyi arzuluyorsa ulaşabildiği bir yıl olması dileğiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder