Saçlar kesildi, çok yakışıklı olundu

Ada'nın saçlarının üçüncü kesilişi ama ilk gerçek kesim sayabiliriz. Çünkü ilk kez kendisi de kesildiğini biliyordu. Ada'yı benim kuaförüme götürdüm. Kıvırcıklarını çok sevdiğimizden sadece zayıf kısımlarının kesilmesini, yine olabildiğince uzun kalmasını rica ederek kuaför koltuğuna oturttum. Selahattin Abimiz bu konuda çok tecrübeli davranıyor. Ada'nın saçlarını kesmeye başlamadan önce onunla oyunlar oynuyor, ona kitaplar, dergiler gösteriyor. Özetle önce kendisine alıştırıyor. Ve belki de en büyük yardımı saçları kuruyken keserek yapıyor. Çocuk kuaförlerinin endişeli çocukların bile saçlarını ıslatarak kesmesini anlayamıyorum zaten.
Çocuğa bir heyecan da gereksiz yere ıslatma sırasında yaşatılıyor. Beyaz önlüğü giydiği sırada biraz endişelendiyse de Ada, Selahattin Abisiyle sohbet ederek saçlarını emanet etti. Kısa bir sürede saçların kesimi tamamlandı. Tabii, tüm kuaförde bir iltifat, bir alkış, bir kıyamet... Ada tartışmasız, kendini dünyanın en yakışıklısı hissetti o anda. Aynaya uzun uzun baktı. Yere dökülen saçlarını inceledi. Öyle bir deneyim oldu ki onun için, "bir daha gidelim mi" sorusuna hiç düşünmeden "evet" diyor.
Bu arada size bir tavsiye: Paşabahçe'de "first tooth" ve "first curl" yazılı minik kavanozlar satılıyor. Hemen bir tane edinin bence. Ben Ada'nın ilk saçlarını kendi hazırladığım bir kavanozda saklıyordum ama bunlar kesinlikle çok daha şık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder