Ada ve Köpük arkadaş oldu

Hamileliğimin ilk günlerinden bu yana, bizi az çok tanıyan herkes Köpük'ün Ada'yı kıslanmasından, az tanıyanlar ise Köpük'ün bu nedenle Ada'ya zarar vermesinden endişe etti. Bu konuda bize sorular sordu. Bizim ise tek yanıtımız oldu: "Evet, Köpük Ada'yı çok kıskanıyor ama asla bu nedenle ona zarar vermiyor. Üzüntüsünü içine attığından da bizim vicdanımızı sızlatıyor."
Gerçi Ada doğduktan sonra Köpük'ün ikinci plana atılmadığını hissettirebilmek için elimizden gelen çabayı gösterdik. Köpük'ün evdeki yaşam alanlarını (ki hiç yasağımız yoktur) hiç kısıtlamadık, yine bizim odamızda yatmasına izin verdik. Ada'nın odasına girmesini yasaklamadık. Ada'yla birlikte oynamasına, birbirlerine dokunmalarına vs izin verdiğimiz gibi teşvik de ettik. Ama elbette Köpük Ada'yı hep kıskandı. Anaç bir karakteri olmadığından onu hep yerini alan "kardeşi" olarak gördü, sahiplenmekten öte kabullenmeyi seçti. Dolayısıyla da bizim evimizde bebeği çocuğu kabullenen köpek ve ona sarılıp sırnaşan çocuk fotoğrafları hiç olmadı.
Ancak son dönemde ciddi bir gelişme var ilişkilerinde. Bizim yatağımızda oynadıkları -Ada'nın deyimiyle- "hoppay" oyunu ikisini birbirine yaklaştırıyor. Ada yatakta deliler gibi zıplıyor, kendini de Köpük'ün üstüne atıyor. Köpük ise bu durumdan rahatsızmış gibi bol bol havlıyor ama düştüğünde Ada'yı yalıyor, yatağı asla terk etmiyor. Bir çeşit boğuşma, belki güreş, kendine has bir oyun... Ada da yatağa gitmeden önce Köpük'ü ısrarla çağırıyor, o gelmezse yatakta zıplamayı yeterince keyifli bulmuyor. 
Ortaya çıkan korkunç gürültüden ve yatağımın aldığı halden hiç memnun olmasam da onların birlikte oynamasına bayılıyorum ve hiç sesimi çıkartmıyorum. 2,5 yıldır ilk kez sadece ikisi bir an paylaşıyorlar ve çok da eğleniyorlar. Bunun yakında başka alanlara yayılacağını, yakında yeni oyunlar keşfedeceklerini düşünüyorum. Çok da istiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder