Bir akşamın hikayesi

Yoda Ada'nın oyuncaklarından artan yerde dinleniyor
Malum, bizim ev gayet kalabalık. Kalabalıkta işler de yoğun oluyor tabii. Haftasonumuzu başka bir zaman anlatırım diye düşünerek, bu seferlik haftaiçi bir akşamımızı anlatayım istiyorum. Efendim bendeniz, haftaiçi akşamları iş dönüşü evde muhteşem bir coşkuyla karşılanıyorum. Otoparka girdiğimde arabanın sesini duyan Köpük başlıyor havlamaya. Dolayısıyla büyük bir hızla ışınlıyorum kendimi eve, konu komşuya eziyet etmeyelim diye.

Araba sevdası

Bütün erkek çocuklar böyle diyorlar. Hepsi arabalara tutkun. Kardeşimden biliyorum; saatlerce dizlerinin üstünde araba sesi çıkararak dolaşırdı. En sevdiği oyuncağı yoğurt kabının yuvarlak kapağıydı; direksyon niyetine... Çekecekten vites kolu, yastıktan debriyaj, fren yapabilen yaratıcı bir kardeşim vardı benim. Şimdi de oğlum bu yönde ilerliyor. Aklı fikri arabalarda. Kepçeler, polis arabaları, ambulanslar, itfaiye araçları, otobüsler...

İlk tiyatro oyunu: Oyuncaklar

Bir süredir Ada'yı bir gösteriye, tiyatroya götürmeyi düşünüyorduk. Araştırmalarımızın sonunda Ada'nın yaşına uygun olabilecek oyunları tespit ettik. Ve geçtiğimiz cumartesi, Tiyatro Alkış'ın sahnelediği Oyuncaklar adlı oyunu izlemek için Akatlar Kültür Merkezi'ne gittik. Oyun öncesi Ada'yı izleyeceği oyuna hazırladık. Biz oturacağız, sahnede perde olacak, açılınca birileri orada bir şeyler anlatacak, renkli kıyafetleri olacak... Ada sabah uyandığında "tiyatro" diyebiliyordu mesela. Akatlar Kültür Merkezi sıcak bir mekan. Kapıdaki güvenlik görevlisi bile gözleriyle okşuyor çocukları. Oyunun başlamasına 10 dakika kala içeri girdik. Ada'yı sahneye alıştırmaya çalıştık.