Oyuncak meselesi

Ada oyuncakları ile çok popüler oldu
Ada oyuncakları çok seven, onlarla çok güzel zaman geçiren, kendi kendini oyalayabilen bir çocuk. Elbette karakteri, kişisel tercihleri bunda çok önemli ama bence anne-babaların da bu konudaki etkisi büyük. Çünkü genellikle ailelerin oyuncak konusunu pek ciddiye almadığına tanık oluyorum. Örneğin tüm tatil maceramız boyunca Ada'nın iki kocaman çanta oyuncağını taşıdık ve hiç de gocunmadık. Dolayısıyla da günün her saati, nereye gidersek gidelim yanımızda hep Ada'nın oyuncakları oldu. Bu durum etraftaki çocukların da çok ilgisini çekti ve Ada ortamın en popüler çocuğu haline geldi. Tabii zaman zaman bu durum biraz rahatsız edici de oldu. Oyuncaklarını alıp geri vermek istemeyen çocuklar Ada'yı kızdırdı, diğer çocukların aileleri mahçup oldu. Derken ben de araya karışıp "siz de oyuncaklarınızı getirin, birlikte oynayın" demeye başladım. Ama annelerden hep klasik yanıtlar aldım: "Biz oyuncaklarımızı evde bıraktık". "Çok eşyamız vardı, bir de oyuncak taşıyamadık". İnanılır gibi değil! Çocuklar için başka ne taşınabilir ki? Oyuncağı yoksa bir çocuğun yanınızda güvenli şekilde kalmasını, mutlu olmasını ya da kaliteli zaman geçirmesini nasıl sağlarsınız? 

Çünkü Ada'yı yemek yediğimiz süre boyunca restoranda tutmam oyuncakları yoksa neredeyse olanaksız. Kendi yemeği bittiği gibi ilgisi de bitiyor, haklı olarak. Bu durumda başlıyoruz mini puzzle'larımızı yapmaya ya da arabalarımızı sürmeye... Oyuncağı olmayan çocukların etrafa sataşmalarını, ilgi çekmeye çalışmalarını ya da masadaki çatal bıçakla oynamaya başlamalarını engellemek mümkün değil. İlgilerini yöneltecekleri doğru bir şey olmayınca çıkan gürültüden, kırılan tabak-bardaktan ya da sürekli mızmızlanmasından çocuğu sorumlu tutamayız bu durumda. Çocukların ilgisini kontrol edebilmek için oyuncaktan başka bir yöntemi ben bilmiyorum.

Red dog-blue dog keyfi
Oyuncak seçimi de ayrı bir konu tabii. Ben internet başında geçirdiğim zamanın önemli bir kısmını uzun bir zaman boyunca oyuncak araştırmasına ayırdım. Şimdi gelecek yaşları için kendime not düştüğüm oyuncak alternatiflerim bile var. Yılbaşında, doğum gününde Ada'ya hediye almak için soran herkese listemdeki uygun oyuncakları söylüyorum mesela. Tamam bu benim özel ilgi alanım ama aynı zamanda benim tutkum Ada'yı da besliyor. O da her akşam, benimle yapmaktan keyif aldığı otobüs puzzle'ını, babasıyla oynamaya bayıldığı duplo trenini ortaya çıkarıp güzel zaman geçiriyor. Sonra üç kişi birlikte oynayabildiğimiz ilk kutu oyunumuz "Red Dog, Blue Dog" da favorimiz bu aralar. (Detaylarını "Oyuncaklarımız" başlığının altında paylaşıyorum.) 
Uzun lafın kısası, biz oyuncak meselesini çok ciddiye alıyoruz ve başkalarının bu kadar değer vermemesine anlam veremiyoruz. Bence çok şey kaçırıyorlar.

1 yorum:

  1. Ben sahsen oyuncaklarimiz listesinden cok faydaliniyorum. Plastik havuzu amistik, simdi de aktivite masasi alicaz. Ada'ya tavsiyeleri icin cok tesekkurler:)

    YanıtlaSil