Vapurla Kadıköy ve Moda sefası

Ada'yla her haftasonu dolu dolu bir program yapmaya, kendisini eğlendirmeye, ona bol bol yeni şeyler öğretmeye ve tabii bolca da yormaya çalışıyoruz. Bu haftasonunun ilk planı da Kabataş-Kadıköy vapuru ile Kadıköy-Moda tramvayı eksenliydi. Ancak mitingler nedeniyle tramvay çalışmıyordu ve biz Ada'ya daha çok uzun bir yürüyüş programı yapmış olduk. Çok yorulmuş olsa da keyfi gayet yerindeydi ve çok eğlendi.
Kabataş'tan vapura binmemiz Ada için harika bir deneyim oldu. Bu ikinci vapur gezisiydi ancak bu kez üst katta oturduk ve her şey ona çok başka geldi. Bir gelenek olan simitimizi aldık, demirlerden Ada'nın ayaklarını sarkıttık ve diğer "memi"lere (gemi), kuşlara, dev sıcak hava balonuna bakarak çook güzel yolculuk yaptık. Yol boyunca babasıyla Haydarpaşa Limanı'ndaki dev yüklerle ilgili hayaller kurdular. Güya o sandıkların içinde oyuncaklar varmış, çok uzak ülkelerdeki çocuklara oyuncak götürüyormuş. Bazılarında bisikletler de varmış. Dönüşte de o sandıklara elmalar yüklenecekmiş de bize gelecekmiş. 
Kadıköy'e ulaştığımızda tramvayın olmadığını öğrendik ancak Moda'ya yürümekten kendimizi alıkoyamadık. Son derece sıcak bir gün olmasına rağmen keyifle Moda'ya kadar gidip çaybahçelerindeki denize bakan masalardan birinde serinledik. Ada bir süre sonra bıraksak uyuyacak noktaya gelmişti ki eziyetimiz bitmedi. Kadıköy'e gerisin geri yürüdük. Bu kez sahilden... Orada arka arkaya üç tane oyun parkı vardı. Hepsinde kaydırağa, salıncağa bindi Ada. Bisikletlere, köpeklere, arabalara, insanlara, miting nedeniyle her yanı sarmış polislere, polis arabalarına uzun uzun baktı. Detaylarıyla hafızasına kaydetti. Sonra yeniden vapura bindik ve Karaköy'ün yolunu tuttuk. Karaköy'de arabamıza bindiğimizde Ada hemen başını yasladı ve gözlerini kapattı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder