Küçük adamlar uyumalı, yemeli ve güçlenmeli

Ada büyüyor. Her geçen gün hepimizi şaşırtan derecede hem de. İnsanın çocuğunun büyüdüğünü görmek tarifsiz bir mutluluk. Sağlıklı doğması için dualar ettiğimiz, doğru bakabilmek için büyük çaba harcadığımız yavrumuz büyüyor ve bir birey olarak ailemizdeki yerini her geçen gün daha netleştiriyor. Bu süreç, insana insan olmayı öğreten süreçlerden biri. Nasıl evrildiğimizi, her geçen gün ihtiyaçlarımızın nasıl değiştiğini, beklentilerimizin içgüdülerimizin etkisinden nasıl sıyrıldığını, öğrenme sürecimizi gösteren bir laboratuvar gibi. Tabii bu dönem aynı zamanda Ada'nın bazı kurallara karşı direnmeye başladığı bir dönem.
Geçen haftasonu öğle uykusu için ciddi bir macera yaşadık örneğin. Doğduğundan beri her gün öğle uykusuna yatan çocuğun birden o gün yatmak istememesi ve buna direnmek için ufak çaplı bir sinir krizi geçirmesine ne demeli?
Cumartesi günü çok güzel bir gündü. Ailecek kahvaltı ettik, oyunlar oynadık, bahçede koştuk. Öğle uykusu saati geldiğinde ise her zamanki gibi Ada'yı yatağına yatırdık. Ama Ada çığlıklar atmaya, canı yanmışcasına ağlamaya, yatakta kendini oradan oraya atmaya başladı. Bildiğim bir gerçek var o da çocuğa bir şey yaptırmak üzere yola çıkmışsan, o yoldan ölmek var dönmek yoktur. Bir kere dönersen, bu bütün önceki yapının yıkılması demek olur. Bu düsturla biraz daha ısrar ettik ama Ada ikna olmak bilmedi. Bu kadar çok ağlamasına da gönlümüz razı olmadı ve yatağından aldık Ada'yı. Hemen kucaklayıp bizim yatağımıza gittik. Anne oğul bir yastığa başımızı koyduk. İçini çeke çeke ağlayan oğluma, o anda aklıma gelen bir hikaye uydurdum. Nasıl oldu, nereden geldi bilmiyorum ama içimizdeki küçük adamlardan söz ettim ona. "Bütün gün yürüdüğümüz, koştuğumuz, oturup kalktığımız için içimizdeki küçük adamlar hiç dinlenemiyor, yemek yiyecek fırsat bulamıyor ve uyuyamıyorlar. Böyle zamanlarda da bizi koruyacak güçleri olmuyor, hasta oluyoruz. Küçük adamlar için uyumalıyız, yemek yemeliyiz. Ancak o zaman küçük adamlar güçlenir, biz de hasta olmayız."
Bu hikaye çok işe yaradı. Ada hemen uyumaya karar verdi, hatta kendini yatağına götürmemi istedi. Artık Ada sürekli "tütük adam"dan (küçük adam) söz ediyor. Ellerini yumruk yapıp onların güçlenmesi gerektiğinden, uyumalarından, yemek yemelerinden söz ediyor. Bunu başkalarına da anlatıyor. Bilmiş bir ifadeyle küçük adamları öğretiyor. Böylece yemek yerken ve uykudan öncesi için harika bir hikayemiz oldu. Siz de aman dikkat edin, küçük adamlarınızın güçlenmesi için tatile çıkın, güzel dinlenin, bol bol da gülün.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder