Cesur yürek Köpük

Ada 2 aylık
Hayatta çocuk sevindirmek en güzel şey derler ya; en kötü şey de hasta çocuktur. İçin içini yer, elinden bir şey gelmez, gelen de pek işe yaramaz ya da sana öyle gelir, çaresizlik seni delirtir, saatler geçmek bilmez, aklına hep kötü şeyler gelir... Biz en kötü tecrübemizi Köpük'le yaşadık. Köpük, bir enfeksiyon sonucunda ciddi şekilde hastalandı. O neşeli, hareketli köpek, yerini halsiz, yürümekten bile sakınan, mahsun köpeğe bıraktı. Biz perişan, o perişan kötü günler geçirdik. Tahmin edeceğiniz gibi Köpük iyileşti ama o süreç bize önemli bir ders oldu. Çocuklarımız hasta olacağına biz olalım!

Hastalığı sırasında çok güçsüz düştüğü için Köpük'e serum verilmesi gerekti. Nasıl olur, acaba durur mu derken baktık Köpük yere uzanmış uslu uslu serumunu alıyor. Uzun sürdüğünden de arada tuvalete gitmesi gerekiyordu. Ara verip dışarı çıkıp sonra tekrar dönüp seruma devam ediyorduk. Canım oğlum, hiçbir zaman itiraz etmedi. Ne ilaçlarını alırken, ne serum verilirken, ne iğne olurken... 

Köpük çok uysaldır, kalenderdir. Canı çok tatlı değildir. Kısırlaştırma ameliyatında, kuyruğunu kapıya sıkıştırdığında, hatta tırnağı kırıldığında, çektiği acılara vermediği tepkilerle veterinerini bile şaşırtmıştır. Onun için varsa yoksa biz. Birlikte olalım ona yeter. Ada doğmadan önce daha hareketli bir hayatımız vardı. Gün kaybetmemek için uzun yola gecenin bir vakti çıkardık. Köpük de bizmle... On saatlik Antalya yolunda bana mısın demeyen bir çocuktur Köpük. Beraberiz ya, ona yeter. 

Bugüne dek Köpük'le Kaş'a, Çıralı'ya, Abant'a, Bozcaada'ya, Ayvalık'a ve daha pek çok yere gittik. Heyecanıyla bizi peşinden sürüklemesi dışında hiçbir derdimiz olmadı. Gittiğimiz her yerde sessiz sakin oturur, bize hiç yük olmaz. Biz de gittiğimiz yerlere mümkün olduğunca Köpük'ü de götürürüz. Bakalım önümüzdeki dönemde Köpük'le ne maceralar yaşayacağız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder