Ada uyuduğunda

Yoda Ada'nın park yatağında
Ada’nın uyuması bizim evde derin bir sessizlik anlamına geliyor. Çünkü Ada uyanıkken ya koşuyor, ya dans ediyor, ya bağıra bağıra şarkı söylüyor, ya da biribirinden gürültülü oyuncaklarla oynuyor oluyoruz. Bu sırada ne Köpük, ne de kediler yanımıza gelmeyi deniyor. Sadece Moskado, henüz çok genç olduğu için sanırım, oyunumuza katılmayı isteyebiliyor. Tabii hep kaybeden o oluyor. Çünkü ya Ada’nın kendisini sıkıştırmasına, ya da oyun niyetine kovalamasına maruz kalıyor. Ama Ada uyuduğunda...

İşte o zaman tüm mekanlar Köpük, Yoda ve Moskado arasında paylaşılıyor. Ada’nın ortada kalan oyuncaklarıyla oynamak, babanın ya da annenin kucağına çıkıp yatmak, hatta Ada’nın anakucağı ve oyun parkında yatmak gibi gün boyu özlemini duydukları zevklere kavuşuyorlar. Biz de onları hiç engellemiyoruz tabii. 

Kısa Kuyruk anakucağında
Sonuçta en çok yorulan yine biz oluyoruz. Bazen koltukta bir kedi ve bir köpeğin arasında sıkışmış buluyorum kendimi. Tüm çocukları mutlu etmeye giden yolda baba ve anne için pek fırsat kalmadığı açık. 

Ama şikayetimiz yok; Ada’nın huzurla uyuması ve dört ayaklı çocuklarımızın keyif çatması bizi de dinlendiriyor. 

Fotoğraflardaki manzarayı görüp de huzur bulmayan yoktur sanırım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder