Didi ve 18 ayaklı ailemiz

Ada bahçede (16 aylık)
“Bakıcının kötüsü olur ama iyisi olmaz” diyenlerdenim. Bakıcının en iyisi annedir, biliyorum ama çalışmak zorunda olunca bakıcının “ehven-i şer”ini aramaya koyuldum. Zor iş tabii... Bir bakışta nasıl biri anlayamıyorsun, başkasının referansına güvenemiyorsun, “insanoğlu çiğ süt emmiştir” diyor, hep ama hep kötü bakıcı hikayelerini düşünüp delirme noktasına geliyorsun. Böylesine zor bir iş yaparken, adayların bir de kedi ve köpekleri sevenini seçerek şansını iyiden iyiye azaltıyorsun.

Biz şanslıyız. Ada’nın bakıcısı Ada 2 aylıkken bizimle çalışmaya başladı ve o gün bugündür birlikteyiz. Ada’yla ilişkileri çok güzel. Kendi aralarında oturttukları bir dil var ama herşeyden önemlisi, Ada’nın ona verdiği isimle, Didi çocukları çok seviyor. Çocuklarla oynarken belki de kendisinin hiç yaşayamadığı çocukluğunu yaşıyor. Tabii bu da Ada ile ilişkilerine çok olumlu yansıyor.

Emekleyen çocuktan mama kaçırma operasyonu

Ada Yoda ile (10 aylık)
Evde kediniz varsa, çocuğunuzun kedi mamasını yemesini önleyebilirsiniz. Kediler yüksek yerlere çıkabilir ama emekleyen çocuklar çıkamaz. Bu durumda kedi maması yukarı kaldırılır, kedi aç kalmaz, çocuk da kedi mamasını tatmamış olur. Ama köpeğiniz varsa o yüksek bir yere çıkamaz; emekleyen bir çocukla neredeyse eşit durumdadır ve durum zorlaşır.

Bizim evimizde kedilerin ve Köpük’ün mamalarının kapları hep ortada dururdu. Taa ki Ada emeklemeye başlayana kadar. Ada’nın emeklemeye başlaması bizim için de “yeni” olduğundan mama kaplarının risk taşıdığını aklımızın ucuna getirmemiştik. Bir gün Ada’yı kucağıma aldığımda ağzının Köpük’ün ağzı gibi koktuğunu fark ettiğimde anladım ki bunlara bir çözüm bulmak gerek.

Çocuğunuz yabancı bir köpekle tanışırken

Köpük bahçede
Köpekler hakkında pek bilgisi olmayan ebeveynlerin, çocuklarıyla bir köpeği yakınlaştırmakla ilgili endişeleri olması çok normal ve çok da doğru. Çünkü her köpek çocuklarla iyi geçinmeyebilir, her köpek çocukları sevmeyebilir, çocuklara alışık olmadığı için onlarla yakınlaşmayı garipseyebilir. Ben de Ada’yı sokakta karşılaştığımız köpeklerle yalnız bırakmadan önce, köpekleri kendim tanımaya çalışıyorum. Bizi koklamalarına izin veriyorum, yüksek sesle onları sevdiğimizi ifade ediyorum ve Ada’yı yavaş yavaş yaklaştırıyorum.

Çocuklarımıza, tanımadığımız insanlara da, hayvanlara da yaklaşırken dikkatli olmaları gerektiğini öğretmeliyiz. Bunu yaparken onları korkutmamak da çok önemli tabii. Uzmanlar korkunun öğrenilen bir şey olduğunu söylüyor. Benim de neredeyse 18 yaşıma kadar kediler ve köpeklerle bir ilişkimin olmamasının nedeni annemin korkusuydu muhtemelen. Sonra korkmamayı öğrendim; sonra onların gözlerine bakmayı, en sonunda da onları hayatımın bir parçası yapmayı... Şimdi oğlumun da hayvanlarla ilişkisini bilinçli bir şekilde sürdürmesi için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Evdeki canavar: Çocuklar

Ada (6 aylık) ve Köpük
Kedilerin ve köpeklerin yaşadığı bir eve getirilen bebeğin başına türlü felaketler gelmesi bekleniyor. Kıskanan köpeğin ısırmasından, kuyruğuna basılan kedinin tırmalamasından korkuluyor. Bizim evimizde bunların hiçbiri olmadı. Evdeki hayvanlarına sevgi ve şefkatle yaklaşan dostlarımın evinde de olmadı.

Ama bunların aksine, -kimse de bizi uyarmamıştı-, Ada kediler ve Köpük için tam bir canavara dönüştü. Hareket etmeye başladığı anda hepsinin hayatını resmen zindana çevirdi. Kedilerin kuyruklarından tutup çekiştirdi, uyuyan Yoda’nın karnına yumruklar indirdi, Köpük’ün üstüne atladı, kuyruğuna bastı, üstüne arabalarını sürdü... Tüm bunlar olurken de büyük bir olgunlukla karşılandı. Ufak tefek saydıkları hasarları büyütmediler, Ada’ya zarar vermediler. Canlarına “tak” ettiğinde ise Köpük hırlayarak, kediler de hafiften pati atarak Ada’yı uyardılar.

Bebeğe “merhaba”, evdeki kedi ya da köpeğe “elveda” mı?

Ada (4 aylık) ve Köpük
Bir bebekle köpek aynı evde yaşayabilir mi? Çocuk gelmeden önce kediyi başka bir eve sahiplendirmeli mi? Hamilelikte kedinin tüyü düşüğe sebep olur mu?... Bunlar ve daha binlerce başka soru... Aslında hepsinin cevabı çok basit: Kedi ve köpek sizin çocuğunuzsa, aranıza yeni katılacak kardeşleri için endişe etmenize hiç gerek yok. Eğer hamilelikte ya da doğumdan sonra kediniz ya da köpeğinizi başka bir eve vermeye karar vermişseniz, “çok üzgünüm” konuşmalarına karnımız tok bizim.